Saraya girdikleri an birbirlerine bir şey söylemeksizin kendi yönlerinde koşmaya başladılar. Merih'in odasının kapısına yaklaştığında genç bir vampir kapıyı açtı. Ama sanki içeri girecek olan kendisiymiş gibi kapıyı yarı açık tutuyordu. 'Yeni mi bu?' diye geçirdi içinden. Daha önce görmemişti ve çok gençti. Ya da öyle gösteriyordu. Göründüğü yaşta olmamalıydı. Ama tecrübesiz gözüküyordu. Merih onu koruma olarak saraya aldığına göre kesinlikle özel bir gücü olmalıydı. Kira vampire soğuk gözlerle baktı. Vampir onun içeri girmek için beklediğini anlayınca hafifçe geri çekildi. Kira'yı tanımamış olmalıydı. Kira beyaz tenli, kestane saçlı, masmavi gözlü yakışıklı vampire ilgisizce bakarken Merih'in odasına süzüldü. Vampirin hala kapıyı kapatmaması üzerine ona bakıp
"Tamam, kapatabilirsin" dedi. Vampir ona kaşlarını kaldırarak baktı. Ama sonra bir şeyleri idrak etmiş olmalıki kafasını sallayıp kapıyı kapattı. 'Ahh akılsız vampir! Böyle devam ederse Merih onu gönderir' diye düşünürken içeriye baktı. Kimse yok gibiydi. Kafasını kaldırıp üst kata baktı. Üst katta Merih'in çalışma odasının olduğu yerin kapısı açıldı. Merih dışarı çıkıp ona baktı. Yüzünde sert bir ifade vardı. Merdivenlerden inerken onu izliyordu.
"Akşamdan önce yanıma uğramanı söylemiştim" dedi. Kira nefes alıp
"Üzgünüm efendim" dedi başka bir açıklama yapmadan. Merih Kira'nın yanına yaklaşarak
"Artık sözcüklerim senin için pek bir şey ifade etmiyor mu?" dedi ağır ağır.
Kira tereddüt etmeksizin başını salladı.
"Tabiki hayır efendim. Sizin sözleriniz benim için çok kıymetli" dedi.
Merih daha fazla uzatmak istemediğinden olsa gerek eliyle oturmasını işaret etti. Kira yavaşça oturdu. Merih'te yanına oturdu.
"Doğduğun ilk günden beri yanımdaydın. Tülu'yla sana bizim için gönderilmiş bir hediye gibi baktık. Sana bu yüzden şükran yani Kira adını verdik. Bunu hep hatırlamak için." Kira bir şey söylemeksizin onu dinliyordu. Merih'in ona azar çekmesini bekliyordu, böyle bir konuşma yapmasını değil.
"Ama..." diye devam etti Merih resmi bir sesle. Yanılmamıştı!
"...senin bunları anlamadığını görüyorum" Kira tekrar başını olumsuz anlamda salladı.
"Size olan saygımdan kuşku etmeyin lütfen" dedi.
"O zaman bana bunun için bir neden ver. İstediklerimi yapacağına inanmakta güçlük çekiyorum çünkü" dedi Merih soğuk bir sesle.
Kira
"Sizi buna inandırmak için istediğiniz her şeyi yapabilirim" dedi.
Merih Kira'nın gözlerine bakıp konuşmaya başladı. "Evine geri dönüyorsun"
"Ne?" "Dediklerimi duydun. Safir'deki yaşantına geri dönüyorsun. Hayatını bu kadar değersizce tehlikeye atışına daha fazla göz yumamam." dedi.
Kira ayağa fırlayıp
"Safir'den uzaklaşmama müsade etmiştiniz" dedi.
Merih'de ayağa kalktı.
"Avcılık yapmana ya da tamamen ayrılmana değil bir süreliğine uzaklaşmana!" Kira ona inanmayan gözlerle bakıyordu. Öfkeyle arkasını dönüp
"Gidebilir miyim?" dedi. Ama cevap beklemeden ilerledi. Merih'de Kira'nın sorusunu yanıtlama gereği duymamıştı. Tıpkı Kira'nın cevap bekleme gereği duymadığı gibi. Kira kapıyı sertçe açtı. Kapıyı birine vurmuştu. Şu vampir! Kapıyı kapatırken vampire soğukça bakıp
"Kapının ortasında beklenmeyeceğini bilmiyor musun?!" diye azarladı.
Bu kadar öfkeli olmasa genç vampirden özür diliyor olurdu.
Vampir şaşkınca
"Daha önce hiç kapıda beklemediğimden bilmiyorum" diye mırıldandı. Sesi fazlasıyla berrak, duruydu.
"O zaman öğrensen iyi olur vampir" küçümser bir edayla vampir demişti.
Kaşlarını kaldıran vampir
"Özür dilerim hanımefendi" dedi başını hafifçe eğerek.
Kira vampire bakmadan yürümeye başladı. Daha koridoru geçmeden vampire davranışlarından ötürü pişman olmuştu. Hata kendisindeydi. Yaptığı yanlış yüzünden iyice morali bozulmuştu. Odasına girdiğinde karşısında kızları görünce keyifsizlikle karışık bir şaşkınlıkla
"Burada ne yapıyorsunuz?" diye sordu.
"Hazırlanıyor olmanız lazımdı" Sesi hala keyifsizdi.
Kızlar ellerindeki paketleri kaldırarak aynı anda
"Bunları vermeyi unuttuk" dediler.
Kira şaşkınca ellerindeki paketlere bakıp
"Onlar ne?" diye sordu.
Sisil hemencecik
"Gece ne giymeyi planlıyordun?" dedi.
Kira kaşlarını kaldırdı.
"Gerek yoktu ama teşekkürler" dedi hemen reddetmeyerek.
Kızlar Kira'nın sesinde hala hüküm süren keyifsizliğin farkına varmışlardı. Paketleri yatağın üzerine koyarlarken Alante
"Neyin var?" diye sordu.
Sisil yüzünü asıp
"Ahh...Merih mi?""Kızdı mı?"Kira solgun bir şekilde kızlara bakıp
"Hem biraz kızdı hemde..." diye duraksadı. Kızlara artık hep Safir'de kalacağını en azından geceye kadar söylemek istemiyordu. Çünkü kızlar artık hep beraber olucakları için sevineceklerdi. Evet bunun için kendiside sevinebilirdi. Yinede...
Atalante dayanamayarak
"Hemde..." diyerek cümlemi bitirmemi istedi.
Kira kapıdaki vampire davranışını düşünerek olanları hızla anlattı. Zaten uzun değildi.
Sisil tebessümle
"Bunun için mi bozuldun. Dert etme. O bile unutmuştur. Bir sonraki karşılaşmanızda gülümsersin ve olur biter" dedi rahatça.
Belkide doğruydu ama böyle bir davranışı ile hatırlanmak istemezdi.
Sisil
"Neyse biz hazırlanmaya gidiyoruz. Gece koridorunun girişinde görüşürüz" dedi. Kutlama ve törenlerin yapıldığı salona Gece Salonu denilirdi. Salona uzanan koridorada bu yüzden gece koridoru denilirdi.
Kızlara özür diler gibi bakarak
"Ben gelmiyorum" dedi.
Kızlar aynı anda
"Ne!" diye bağırdılar.